Ana Sayfa :: Forum :: Sohbet Topluluklar Şehirler Siyasi Partiler KAYIT İletişim / Reklam

Magazin Dünyası Haberler Fotoğraflar Videolar Sivil İcat / İsim Sözlük Sivil Sözlük Online Oyunlar Forum Oyunları

| Sivil Sözlük | Sivil İcat / İsim Sözlük | Son ziyaretinizden bu yana gelen mesajlar >>> |
SSS SSS Arama Arama Üye Listesi Üye Listesi Kullanıcı Grupları Kullanıcı Grupları Profil Profil Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Kayıt Kayıt Giriş Giriş
Giriş
        
Geçerli Zaman: Mon May 21, 2012 10:53 am Cevaplanmayan mesajlar
sizce namus ne demek ?
Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder
Önceki başlık Sonraki başlık
Yazar Mesaj
karadeniz (-gizli-)
Kıdemsiz Üye (-)



Kayıt: 08 Oct 2009
Mesajlar: 20
TarihTarih: Sat Oct 10, 2009 1:48 pm
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder

ahlak adına cinayetler işlenen, kadına baskının en fazla olduğu yerlerde ahlaksızlık gizli köşelerde tavan yapıyor.
biliyor musunuz aile içinde tacizler en fazla nerelerde? çocukları 70 lik insanlarla!(bu heriflerin insanlığı da tartışılabilir, ama ben tartışma gereği hissetmiyor ve bunların insan olmadığını düşünüyorum..) eevlendirenler siz misiniz ahlak bekçisi kesilen??
ahlak kavramı hayvanlar içn yok biliyoruz. bu sadece insanları bağlayan bir kavram. kendini insan hissdenler için var.
en sinirime giden hayvan gibi yaşayıp (hayvanlara da haksızlık etmek istemiyorum ama) ahlak dersi din dersi veren (hüseyin gibi) heriflerin ahlak bekçisi kesilmesi ve orda burda konuşması(gerçi konuşmakta insana ait bir davranış ama hangikelimeyi kullanacağımı bilmiyorum.)
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
Nalan Babay (Nalan)
Kıdemli Üye (**)



Kayıt: 05 Jul 2008
Mesajlar: 378
TarihTarih: Sat Oct 10, 2009 1:58 pm
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder

alkış sana katılıyorum sevgili karadeniz. ne cinselliği ve bedeni ile öne çıkan bir bayandan yanayım ne de sadece fikren duruş sergileyen bir kadından.

_________________
N'ayır Nalan!


Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)



Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
TarihTarih: Tue Nov 24, 2009 7:59 pm
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder

namus,su,ve ateş.

Su, ateş ve nâmus arkadaş olmuşlar. Hep beraber gezerlermiş. Bir gün ayrılmak zorunda kalmışlar ve demişler ki:

“-Birbirimizi tekrar görmek istersek, nasıl buluşacağız?”

“-Nerde çayır-çimen görürseniz, eşeleyin, ben oradan çıkarım!..” demiş su…

Ateş:

“-Ben de duman gördüğünüz yerdeyim.” diyerek yerini söylemiş. Sıra üçüncü arkadaşları nâmusa gelmiş. O içini çekmiş ve:

“-Arkadaşlar, eğer ben gidersem, bir daha geri gelmem!..” demiş

_________________
Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..


"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."

Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderE-posta gönderYazarın web sitesini ziyaret et Başa dön
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)



Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
TarihTarih: Sun May 02, 2010 8:34 am
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder

Namus bir hastalık mıdır?


Sıradan bir konunun, en doğal parçalarımızdan birinin tutsağı olup çıkışımızın ve her şeyi ama her şeyi cinsellik merkezli algılayışımızın hayatımızı ne hale getirdiğini görmek üzüyor insanı.


Son dönemde namus adına işlenen cinayetlerin kan dondurucu dehşetine yürek dayanmaz hale geldi.
İnsanların adına namus dedikleri bir kültürel kabul üzerinden birbirlerini acımasızca katletmelerini izlemek beni insanlığımdan soğutmuş durumda. Kızlarını canlı canlı toprağa gömen babaların ya da iki günlük bebeği elleriyle boğup öldüren anneannelerin haberlerini okurken kurbanların son çırpınışlarını gözlerimin önüne getirmemeye çalışıyorum.
Ama nafile; o son nefesin acısı her okuduğum namus cinayeti haberinde göğsümde sıkışıp kalıyor.
Acaba diyorum, içine düştüğüm sıkıntıdan kurtulmak için son dönemde beğenmediğin, istemediğin, kabullenmediğin, kendi değer yargılarına uymayanı hastalık olarak görme zihniyetine mi kaptırsam kendimi?
Acaba bu bakıç açısı ile sorgulamaya kalksam; namusu bir hastalık olarak görebilir miyim?
Ne de olsa insanlar kendi kanlarından kendi canlarından olanları, en yakınlarındaki insanları böylesine vahşice öldürdüklerine göre kesin kes bir takım virüslerin ya da mikropların etkisi altında kalmış olmaları gerekir. Aksi taktirde nasıl olurda canlı canlı toprağın altına gömerler öz kızlarını ya da iki günlük bebekleri boğuverirler bir çırpıda?


Cinsellik psikolojik bir dürtüdür..


Namus, insanların sosyal yaşantısında kadın ve erkeğin ilişkilerini düzenleyen bir kavram ve gezegenimizin pek çok yerinde yüzlerce yıldır var olan bir olgu; ancak bu olgunun her toplum için evrimi farklı şekilde gerçekleşmiş.
Öyle ki, bazı toplumlarda namus bizimki gibi kadın ve kadının bedeni ile bağlantılı bir kavram değil.
Örneğin; Amerikalılardan namusu tanımlamaları istendiğinde şeref, onur, haysiyet gibi insanın yaşamına dair genel olgulardan bahsediyorlar. Amerikan kültürü namusu (honor) cinsiyet ve cinsellik üzerinden tanımlamıyor ve Amerika’da gündelik yaşam bunun üzerine kurulu değil. Oysa çok iyi biliyoruz ki; Türkiye’de namus denilince akla gelen ilk şey kadın ve kadın bedeni.
Özellikle “bekaret” yani kadın cinselliği Türkiye’de namusun tanımını belirleyen en kısa yol.
Bizimki gibi sosyal yaşamın cinsiyetlere göre ayrıştırıldığı kültürlerde insanlar kadın ve erkeğin ateş ile barut olduğuna ve yanyana gelmeleri halinde işlerin hemen cinsel bir içerik kazanacağına inanmaktalar.
Çünkü insanlar kadın bedeninin erkeği kontrolden çıkartan bir şey olduğuna, erkeklerin kadın bedeninin herhangi bir parçasını gördüğünde aklına ilk gelen şeyin cinsellik olduğuna inanmaktalar.
Çünkü insanlar cinselliğin kontrol edilemez bir dürtü olduğunu, onu kontrol altına almanın tek yolunun kadını ve erkeği birbirinden ayırmakla mümkün olacağını, bu sayede insanları cinsellikten uzaklaştırabileceklerini sanıyorlar. Oysa sanıldığı gibi cinsellik insan için bir içgüdü ya da biyolojik bir dürtü, diğer bir deyişle kontrol edilemez bir şey değildir.
Örnek vererek açıklamak gerekirsek; hayatta kalma çabamız bir içgüdüdür ve çevremizdeki olaylarla ya da koşullarla ilgili değildir; çünkü kim olursak olalım, nasıl bir çevrede yaşıyorsak yaşayalım hayatta kalmaya çabalarız çünkü fiziksel alt yapımız bize bunu emreder. Acıktığınızda biyolojik bir dürtü olan açlık hissi karnınızı doyurmak için sizi harekete geçirir ve açlık hissini dengelemek için yiyecek arayışına girersiniz çünkü vücudunuz biyolojik olarak denge arayışı içerisindedir yani açlığımızı dindirmek fiziksel bir alt yapının emridir.
Ancak cinsellik biyolojik bir dürtü değildir, dolayısıyla cinsel ilişkiye girmediniz diye içinizde cinsel açlık oluşmaz ve siz de o cinsel açlığı doyurmak için harekete geçmezsiniz.
Ayrıca cinsel ilişkiye girmek türün devamı için gerekliyse de bireyin tek başına hayatta kalması için önem taşımaz;
bu nedenle cinsellik yaşama içgüdüsü gibi fiziksel bir alt yapının emir komutası altında çalışmaz. Cinsellik psikolojik bir dürtüdür, beden aracılığı ile elde edilen keyif ve zevk kaynağıdır ve cinsel davranışlarımızın kökeninde psikolojik beklentiler, psikolojik istekler yatar; ki bunları da bizler fiziksel emirler altında değil kendi iç ve dış dünyamızdaki uyaranlar ile kendi kendimize yaratırız.



Abartılmış cinsellik

Bugün Türkiye’de en çok reyting alan televizyon dizilerine bakarak Türkiye toplumunun cinsellikle ilgili tutumlarını anlamak mümkün.
Açıkça görülüyor ki; ülkemizde insanlar cinsel merak içerisinde, çünkü biz cinselliği saklamayı, gizlemeyi tercih ediyoruz çünkü ondan korkuyoruz. Doğal olarak biz böyle davrandıkça insan yaşamında en önlerde yer almasa da cinselliği abartıyor ve ön saflara getiriyoruz. Cinsellik serbest bırakılması ve kendi yolunu bulması gereken bir olgu iken bu şekilde kapatılıp saklandıkça içimizde kabarıp duruyor ve sonunda gelip hayatımızın ortaya yerine yerleşiyor.
O nedenledir ki;
cinselliğin kontrol edilemeyeceği korkusu ile yaratılan namus kavramı bir hastalık değildir; namus, psikolojik temelli bir korkunun ürünüdür.
Cinselliğin korkulan bir öge haline gelişi ve kadının bedeninin erkek tarafından cinsel anlamda kontrol altına alınma çabaları ne yazık ki korkunç ve karanlık bir yol.
Çünkü bu yolda yürüyen insanlar; cinselliği kontrol altına almaya çalışırken bireylerin kişisel haklarını çiğnemeyi, hatta onları öldürerek cezalandırmayı haklı görecek kadar vahşileşebiliyorlar. Çünkü onlar cinselliğin dünyanın merkezi olduğuna inanıyorlar.
Çünkü onlara göre cinsellik hayatın en büyük açmazı ve açmazı çözmenin tek yolu ona giden yolu tıkamak, kapatmak ve bu yola sapanları cezalandırarak diğerlerine göz dağı vermek.
Sıradan bir konunun, en doğal parçalarımızdan birinin tutsağı olup çıkışımızın ve her şeyi ama her şeyi cinsellik merkezli algılayışımızın hayatımızı ne hale getirdiğini görmek üzüyor insanı.
Çünkü aynı gezegende yaşayan ve gündelik yaşantılarını kadın ya da erkek cinselliği üzerinden şekillendirmeyen başka insanların varlığı namus kavramanın değiştirilebileceğinin bir göstergesi.
Öyleyse namusun insan yaşamının üzerine düşen gölgesini çözüme kavuşturmak için cinselliği konuşmalı ve anlamaya çalışmalıyız; üstünü örtmeye değil.
Çünkü bilinmeyenin, korkulanın üstünü örttükçe karanlık büyüyor ve farkına varmadan bir hiç uğrana yaşamı kan, acı ve göz yaşıyla dolduruyoruz. Oysa hayat yaşamaya değecek en keyifli şey değil mi?


Dr. Ozanser Uğurlu ( Psikolog)

_________________
Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..


"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."

Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderE-posta gönderYazarın web sitesini ziyaret et Başa dön
Aysa (Ayfer)
Yüksek Kıdem Sahibi Üye (****)



Kayıt: 10 May 2010
Mesajlar: 4196
Konum: İstanbul
TarihTarih: Fri Jun 25, 2010 1:29 pm
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder

'Şerefsiz namussuz sensin!'
İşte Meclis tutanaklarına yansıyan AKP ve BDP’liler arasındaki “şerefsiz” kavgası:

http://www.gercekgundem.com/?p=290448

Şeref -namus milletimin Meclisin'de de gündem yaratıyor bu kadar çok tartışılıyorsa
Vayy vatandaşın haline .. durum gerçekten vahim.. üzme

_________________


"Yaz kalem yaz çiğnenen özgürlüğü..
Güzergahını hukuksuzluğun sayfa sayfa kitap kitap yaz ..!"

Gel yarınlara koşalım ...Gel DENİZLERİ aşalım...
Gel ateşe gel güneşe...Sen de katıl bize...




Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderYazarın web sitesini ziyaret et Başa dön
Önceki mesajları göster:    
Önceki başlık Önceki başlık
Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder

Geçiş Yap:   

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

phpBB SEO URLs V2



ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş

Net Ajans

Web Tasarım

Harita Mühendisliği

ehayat