Ana Sayfa :: Forum :: Sohbet Topluluklar Şehirler Siyasi Partiler KAYIT İletişim / Reklam

Magazin Dünyası Haberler Fotoğraflar Videolar Sivil İcat / İsim Sözlük Sivil Sözlük Online Oyunlar Forum Oyunları

| Sivil Sözlük | Sivil İcat / İsim Sözlük | Son ziyaretinizden bu yana gelen mesajlar >>> |
SSS SSS Arama Arama Üye Listesi Üye Listesi Kullanıcı Grupları Kullanıcı Grupları Profil Profil Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Kayıt Kayıt Giriş Giriş
Giriş
        
Geçerli Zaman: Sat Feb 16, 2019 1:56 am Cevaplanmayan mesajlar
Köy Enstitüleri
Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder
Önceki başlık Sonraki başlık
Yazar Mesaj
Aysa (Ayfer)
Üst Düzey Üye (*****)



Kayıt: 10 May 2010
Mesajlar: 5634
TarihTarih: Wed Apr 17, 2013 9:49 am
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder

Köy enstitüleri neden kapatıldı?
Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati, 1926 yılında “ Toplam 4 Köy Muallim Okulunu” açtıktan sonra, Saffet Arıkan’ın 1936 da önce, Eğitmen kursu, sonra Köy Muallim Mekteplerinin ihyası, bunlardan alınan iyi sonuçlar sonrasında, 3 yıllık deneme sonunda 17 Nisan 1940 MEB Hasan Ali Yücel döneminde 3803 sayılı kanunla . “Köy Enstitüsü” açılmıştır. 1941 de, 4274 sayılı yasa ile de, köylerde çalışacak sağlık memuru ve ebelerin bu okullarda yetiştirilmelerine karar verildi.

Köy Enstitüsünün açılmasını mecbur kılan, zamanın Türkiye’sinin sosyal yapısına göz atmak gerek. 1935 verilerine göre 16 milyon nüfusumuzun 12 milyonu köylerde yaşıyor. Bu kütle, ilkel bir şekilde tarımla uğraşıyor. Köy ve toprak ağaların emrinde, onlara bağımlı şekilde yaşamlarını sürdürüyorlar. 40 bin köyün 35 000 inde okul ve öğretmen yok. 1 700 000 çocuktan sadece 300 000 i okula gidebiliyordu. Bunlardan sadece binde biri bir üst kademedeki okullara devam edebiliyordu. Geri kalan çocuklar ise ailelerine yardımcı oluyor, zamanla da okuduklarını unutuyorlardı. Yüzdeye vurduğumuzda, erkeklerin % 76.7 si, kadınların % 91.8 zi okur yazar değildi. Mevcut öğretmenlerin %78 zi kentlerde çalışıyor. % 22 si de okulu olan 4-5 bin köyde çalışmaktadır. Şehirlere alışkın olan öğretmenler, uyum sağlayamama nedeniyle köylere gitmeyi düşünmezlerdi. Tıpki bugünkü gibi, doğuya gitmeyi arzulamayanlar gibi.. İlkel de olsa, üretim araçları ağaların elindeydi.. Köye, çiftliğe, mezraya herhangi bir doktor , hemşire, ebe gitmezdi. Hastalar, üfürükçülerin, nuskacıların, ermişler gözü ile bakılan kişilerin eline bırakılırlardı.

Ülkenin bu durumu, Atatürk ilke ve inkilaplarına, Cumhuriyete ve halk felsefesine uymuyordu. Çare arayan zamanın MEB Saffet Arıkan ve İsmail Tonguç’un uğraş ve 3 yıllık denemeleri sonunda Köy Enstitüleri kuruldu..

PEKİ NEDEN KAPATILDI

Köy Enstitüsü yasasının kabülü sırasında, bunun uzun ömürlu olmayacağı belliydi. TBMM nde 426 kayıtlı Milletvekili vardı. Oylama gününde, başta Celal Bayar, Adnan Menderes olmak üzere, sonradan Demokrat Partiyi kurup katılacak olan 148 Milletvekili meclise gelmediler. Yasa, gelenlerin oybirliği ile, 278 oyla kabul edildi.. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de, yasayı destekliyor ve “Kitap mermi gibidir” veciz ifadesiyle taraf olduğunu belirtiyordu.

Bazı güçler yasanın çıkmasını istemiyordu. Çıktıktan sonra da aleyhine propoganda yapmaya devam ettiler. Daha çocuk yaştaki Köy Enstitüleri boy hedefi olmaya başlanmıştı. Büyük toprak ağası, Eskişehir Milletvekili Abidin Fotuoğlu, bir konuşmasında , henüz mezun dahi vermeyen Köy Enstitüler için 1943 de, “Bunlar yetiştiklerinde bizim kafamızı keserler” söylemiştir. Yetiştiler ama kafa da kesmediler.

CHP “Çiftçiyi Topraklandırma” adlı yasa taslağını TBMM ne getirdiğinde, birçok Milletvekili istifa etti. Bunlar Demokrat Partiyi kurdular. Bilindiği gibi bunların çoğu, toprak ağası, köy ağası, şeyhler, dedeler olup söz sahibiydiler. Tabiatıyla Köy Enstitüsüne karşı olacaklardı. Yetişen gençler, babalarına benzemiyor. Ağalık ve aşiret düzenine karşı baş kaldırıyorlar. Şeyh ve şıhların eteklerini öpmüyorlar. Ağaların önünde baş eğmiyorlar. Bilime önem veriyorlar. Ağalık sistemini ve köylünün fakirliğini sorguluyorlar. Hak hukuk aramaya başlıyorlar. Atatürk İlke ve İnkilaplarını, düşüncelerini en üst seviyede tutmaya başıyorlar. Bu gençlerin çoğalması, Birçok insanın menfaatlarına dokunacağı kaçınılmaz. Hatta CHP sinde kalanlar içinde de, Köy Enstitüsüne karşı homurdananlar gün geçtikçe çoğalmaya başladı. . Güçlerinin çok azalmasını, istifaların durdurulması lazımdı. . Bir gün, Kepirtepe Köy Enstitüsüne ziyarete giden Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, bir kız öğrenciye, çantasında neyin olduğunu sorar. Kız çantayı açar, göstererek, “ Bir parça ekmek, bir parça köfte ve birde Dünya Klasiklerinden bir kitap “der. İnönü mutlu olur. Etrafındakilere dönerek, “ Ne zaman Türkiye’de, erinden generaline, sade vatandaşından Cumhurbaşkanına kadar, herkes, ekmekle kitabı bir araya getirebilirse, gerçek kalkınma başlamıştır demektir “ diyen İnönü, yandaşlarının baskılarına dayanamayarak, Hasan Ali Yücel ve İsmail Tonguc’u görevden alarak, MEB na Reşat Şemsettin Sirer’i getirdi. Tonguç, önce Talim Terbiye kuruluna, sonra da bir okula öğretmen olarak atanır. Sirer, 1947 de, “tüm Köy Enstitülerinin kuruluş özelliklerinin ortadan kaldırıldığını, bu okulların sıradan bir köy okulu olduğunu “ söyleyerek, müfredat programını değiştirdiler. Böylece, erimekten korkan İnönü’nün sırtından da yük kalkmış oldu. İşte bu dönem, sağcılara yaranmak, CHP yi toparlamak için okullarda din dersleri ve İmam Hatip Okullarının açılması dönemidir.

1950 seçimlerinde iktidara gelen Demokrat Parti, 27 Ocak 1954 de 6234 nolu yasa , ile uygulamaya tamamen son verdi.

Köy Enstitülerinde toplam olarak 17342 öğretmen yetişmiştir. Bunların 1398 i bayan 15943 ü erkektir. Yine bu okullarda 7300 sağlık memuru, 8756 eğitmen yetişmiştir.

KÖY ENSTİTÜLERİ KAPANMASAYDI NELER OLMAZDI?

Köyden kente göçler olmazdı.

Yoksulluk, hırsızlık, gasp olmazdı.

Okumayan çocuk kalmazdı.

Çorak toprak kalmazdı.

Boşa akan, kullanılmayan, değerlendirilmeyen su kalmazdı.

Dışardan sanayi ürünü almazdık.

Dışardan tarım ürünleri almazdık.

İhracatımız ithalatımızdan az olmazdı.

Heykeller yıkmazdık, resimler yırtmazdık.

Üretim yapmayan fabrikalar açmazdık.

Üretim yapan fabrikaları yıkmazdık.

Özelleştirme olmazdı.

Terör olmazdı.

301 ri tartışmazdık

Terör cinayetleri olmazdı.

Paralı eğitim olmazdı.

Dershaneler olmazdı.

81 ile öğretmensiz, araç gereçsiz üniversite açmazdık.

Siyasi cinayetler olmazdı. Hapishanelerimiz dolup taşmazdı.

İMF nin oyuncağı olmaz ona yalvarmazdık.

AB ye yalvarmaz, küçük düşmezdik.

İhtilaller olmazdı.

Kimse bir karış toprak istiyemezdi.

…………

…………

İşte olmayanların bir kısmı

Neler kaybetmişiz neler.

_________________
"Yaz kalem yaz çiğnenen özgürlüğü..
Güzergahını hukuksuzluğun sayfa sayfa kitap kitap yaz ..!"



Vatan bir güldür...Haksızlığa başkaldırmaktır ..Özgürlüktür Vatan...

Özgürlük benim karakterimdir!


Reklam Ajansi - Sekreterlik Hizmetleri - Sanal Sekreter -
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderYazarın web sitesini ziyaret et Başa dön
Aysa (Ayfer)
Üst Düzey Üye (*****)



Kayıt: 10 May 2010
Mesajlar: 5634
TarihTarih: Wed Apr 17, 2013 11:44 am
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder

“Köy Enstitüleri” yarım kalmış bir mucizenin, bir büyük hayal kırıklığının hikâyesidir...
Unutmayacağız hiçbirinizi ...O özverili büyük mücadelenizi ...
Saygıyla...



_________________
"Yaz kalem yaz çiğnenen özgürlüğü..
Güzergahını hukuksuzluğun sayfa sayfa kitap kitap yaz ..!"



Vatan bir güldür...Haksızlığa başkaldırmaktır ..Özgürlüktür Vatan...

Özgürlük benim karakterimdir!


Reklam Ajansi - Sekreterlik Hizmetleri - Sanal Sekreter -
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderYazarın web sitesini ziyaret et Başa dön
Aysa (Ayfer)
Üst Düzey Üye (*****)



Kayıt: 10 May 2010
Mesajlar: 5634
TarihTarih: Thu Apr 17, 2014 8:27 am
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder

***Yarım Kalan Bir Mucizedir 'Köy Enstitüleri'(17 Nisan 1940-1950)***
Köy Enstitüleri, yarım kalmış bir mucizenin, bir büyük hayal kırıklığının hikayesidir.Cumhuriyetimizin dünya uygarlığına yaptığı en önemli iki katkıdan biri,emperyalizmin yoketmeye çalıştığı mazlum halklara örnek olan Kurtuluş Savaşımız, diğeri ise UNESCO tarafından kalkınmakta olan ülkelere örnek olarak gösterilen Köy Enstitüleri gerçeğidir.17 Nisan 1940’da kurulan Köy Enstitüleri 1954’de kapatılarak Türkiye'nin aydınlanma sürecine set çekilmiştir.Köy Enstitülü bir öğrenmen çocuğu olmanın gururunu taşıyor.Baş öğretmen Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere BABAM ve onun dava arkadaşlarını minnet ile özlemle anıyor,tüm devrimci öğretmenlerimizi saygıyla selamlıyorum.Unutmayacağız hiçbirinizi .O özverili büyük mücadelenizi...
(Ayfer)

_________________
"Yaz kalem yaz çiğnenen özgürlüğü..
Güzergahını hukuksuzluğun sayfa sayfa kitap kitap yaz ..!"



Vatan bir güldür...Haksızlığa başkaldırmaktır ..Özgürlüktür Vatan...

Özgürlük benim karakterimdir!


Reklam Ajansi - Sekreterlik Hizmetleri - Sanal Sekreter -
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderYazarın web sitesini ziyaret et Başa dön
Aysa (Ayfer)
Üst Düzey Üye (*****)



Kayıt: 10 May 2010
Mesajlar: 5634
TarihTarih: Fri Apr 18, 2014 5:24 pm
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder



https://www.facebook.com/TopraginCocuklariFilm/photos/a.220748651299427.58816.167992003241759/306998749341083/?type=1&theater

_________________
"Yaz kalem yaz çiğnenen özgürlüğü..
Güzergahını hukuksuzluğun sayfa sayfa kitap kitap yaz ..!"



Vatan bir güldür...Haksızlığa başkaldırmaktır ..Özgürlüktür Vatan...

Özgürlük benim karakterimdir!


Reklam Ajansi - Sekreterlik Hizmetleri - Sanal Sekreter -
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönderYazarın web sitesini ziyaret et Başa dön
Önceki mesajları göster:    
Önceki başlık Önceki başlık
Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder

Geçiş Yap:   

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

phpBB SEO URLs V2



Reklam Ajansi

Sekreterlik Hizmetleri

Sanal Sekreter

Reklam Ajansı