| Yazar |
Mesaj |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Sun Feb 01, 2009 2:42 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
İddialara göre, Anadolu’da 1900’lü yılların başında, tehcir ve kıyıma uğrayan Ermeniler, çete kurup köyleri bastı ve çok sayıda masum insanı öldürdü.
Büyük tartışmalara neden olan ‘Ermeniler’den özür diliyorum’ kampanyası, Ermeni aydınlara da ilham verdi. Şimdi Ermeni aydınlar, 1900’lü yılların başında Ermeni çetelerin öldürdüğü masumlar ve ASALA eylemleri için Türklerden özür dileyecek...
- “Ermeni halkı adına işlenen cinayetler için özür diliyor, bunların acısını duyan masum Osmanlıların ve Türklerin duygularını paylaşıyorum.”
Bu cümlenin, Avustralya’nın Sydney kentindeki Macquarie Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türk Ermeni Diyalog Grubu Eşbaşkanı Dr. Armen Gakavian tarafından ‘özür diliyorum’ kampanyası çerçevesinde imzaya açılacak olan bildirinin taslağında yer aldığını, Radikal 2’de Baskın Oran’ın yazısından öğreniyoruz.
Evet yıllar öncesinin ağır yükünden kurtulmak gerekiyor.
Din-dil-ırk ayrımı nedeniyle yapılan savaşlar insanlığı felakette sürükler ve acıdan başka birşey kazandırmaz.
Barış ve kardeşlik adına yapılan olumlu çalışmalar her zaman değer bulur ve daim olur. |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
izmarit (-gizli-)
Üye (*)
Kayıt: 17 Mar 2006
Mesajlar: 324
Konum: Türkiye
|
Tarih: Tue Feb 17, 2009 6:33 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
| AySA yazmış: |
İddialara göre, Anadolu’da 1900’lü yılların başında, tehcir ve kıyıma uğrayan Ermeniler, çete kurup köyleri bastı ve çok sayıda masum insanı öldürdü.
Büyük tartışmalara neden olan ‘Ermeniler’den özür diliyorum’ kampanyası, Ermeni aydınlara da ilham verdi. Şimdi Ermeni aydınlar, 1900’lü yılların başında Ermeni çetelerin öldürdüğü masumlar ve ASALA eylemleri için Türklerden özür dileyecek...
- “Ermeni halkı adına işlenen cinayetler için özür diliyor, bunların acısını duyan masum Osmanlıların ve Türklerin duygularını paylaşıyorum.”
Bu cümlenin, Avustralya’nın Sydney kentindeki Macquarie Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türk Ermeni Diyalog Grubu Eşbaşkanı Dr. Armen Gakavian tarafından ‘özür diliyorum’ kampanyası çerçevesinde imzaya açılacak olan bildirinin taslağında yer aldığını, Radikal 2’de Baskın Oran’ın yazısından öğreniyoruz.
Evet yıllar öncesinin ağır yükünden kurtulmak gerekiyor.
Din-dil-ırk ayrımı nedeniyle yapılan savaşlar insanlığı felakette sürükler ve acıdan başka birşey kazandırmaz.
Barış ve kardeşlik adına yapılan olumlu çalışmalar her zaman değer bulur ve daim olur. |
Peki bu arkadaştan başka hangi ermeni özür diliyormuş? Varmıymış bi tane daha? |
|
|
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Fri Feb 20, 2009 3:56 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Okullarda izlettirilen ‘Sarı Gelin’de korkulan oldu.
10 yaşındaki öğrenci, sürekli ‘Ermeniler bizi kesti mi?’ diye sorunca doktor baba MEB aleyhine ‘halkı düşmanlığa teşvik’ten suç duyurusu yaptı...
Türkiye’de yaşayan Ermenilerin okullarda izletilmesine tepki gösterdiği, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) da dağıtımının durdurulduğunu açıkladığı ‘Sarı Gelin-Ermeni Sorununun İç Yüzü Belgeseli’ mahkemelik oldu. 10 yaşındaki kızının “Baba Ermeniler bizi kesti mi?” sorusuyla karşılaşan doktor Serdar Kaya, Bakanlık, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve çocuğunun gittiği okul hakkında suç duyurusunda bulundu.
Kendi anlatımına göre, Kaya geçen cuma günü Acıbadem’de bir ilköğretim okulunda okuyan 11 yaşındaki kızını almaya gitti. Küçük kız babasına “Ermeniler bizi kesti mi:” diye sorunca şaşıran Kaya, bunu nereden duyduğunu sordu. Kızı da okulda kendilerine ‘Sarı Gelin’ diye bir belgesel izletildiğini, oradan duyduğunu söyledi. Babası hemen kızına tüm insanların kardeş olduğunu anlatmaya çalıştı.
Ancak sorular kesilmiyor, kızı, ‘kimin kimi kestiğini’ öğrenmek istiyordu. Doktor Serdar Kaya bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ile söz konusu ilköğretim okulu yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunmaya karar verdi. Kaya, dün Üsküdar Adliyesi’nde nöbetçi savcıya verdiği dilekçede sorumlular hakkında ‘Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek’ iddiasıyla dava açılmasını istedi. “Kızıma tüm insanların kardeş olduğunu anlattım. Sorularının arkası kesilmedi. ‘Anlamıyorum, birileri birilerini kesmiş’ diyordu” diyen Kaya, şunları söyledi:
“30 yıl önce de ben lisedeyken ‘Ermeniler, Yunanlılar düşmandır’ mantığıyla karşılaşıyordum. Hâlâ devam ediyor. Ben evimde çocuğuma şiddet içerikli programlar izletmezken, emanet ettiğim okulda kızımın psikolojisini bozarak, kin ve düşmanlık duyguları geliştirmesine neden olan belgesel izletiliyor. Kişisel olarak mikro ve makro milliyetçiliği lanetlerim. Dünyanın bütün halklarının kardeş olduğunu düşünüyorum. Ermeni konusunda taraf değilim. Beni ilgilendiren çocuğumla ilgili kısmıdır.”
Yönetmenliğini İsmail Umaç’ın yaptığı belgeselin MEB’in 25 Haziran 2008’den bu yana, aralarında Ermeni okullarının da yer aldığı tüm il milli eğitim müdürlüklerine gönderilen emirle okullarda izletildiği, AKP Gençlik Kolları’nın da 22 Temuz seçimlerinden önce belgeselden 75 bin adet alarak dağıttığı ortaya çıkmıştı. Bu arada 500’e yakın Ermeni yurttaş belgeselin okullarda izletilmesine son verilmesi için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a açık mektup yayımlamış ve belgeselin izletilmemesini istemişti.
Çocuklara izletilen vahşet anılarında yok yok...
‘Sarı Gelin / Ermeni Sorununun İç Yüzü’ adlı belgesel ASALA eylemlerinin görüntüleriyle başlıyor. 1915’teki tehcirden ‘yer değiştirme’ diye bahsedilirken, ‘aynı kaderi yaşayan’ Türklerin bu yaşanmışlığı unutmaya çalıştıkları halde Ermenilerin gündemde tuttuğu belirtilerek, “Bu bilinç, kin ve etnik kökene dayalı. İnsanı cinayete sevk ediyor” deniliyor.
Bir Ermeni akademisyenin, “Benim kardeşimi biri vursa mahkemeye gitmem, elimde tabanca olsa öldürürüm” demesi, Ermenilerin ‘caniliğine’ örnek gösteriliyor. Erzurum, Kars ve Iğdır’da kimi silahlı Ermeni grupları tarafından kıyıma uğratılan köylerin görüntüleri aktarılıyor. Buradaki toplu mezarlardan görüntüler veriliyor, katliam anıları aktarılıyor.
Okullarda öğrencilerin de izlediği bu anlatımlara göre, bir gecede 800 Türk boğazlanarak çukurlara atıldı. İnsanlar evlere doldurup yakıldı. Beşikteki bebekler kazanlarda haşlanıp babalarına ‘Kuzu dolması yiyin’ denildi. Kadınların ırzına geçildi. Türkler çarmıha gerilip derisi her gün parça parça kesildi. Çocuklar fırınlara atıldı. Kundaktaki çocuklar tavana atılıp beyinleri parçalandı. Camiler yakıldı. Ilıca’da çocuklar baltalarla kesildi. Bir gecede 3 bin Türk öldürüldü.
Dink Vakfı da davacı
Milli Eğitim Bakanlığı’nın dün “Eğitim kurumlarına dağıtımını yeni değil, sekiz ay önce 2008 yılı Temmuz ayında durdurduk” diye açıklama yaptığı belgeseli, Uluslararası Hrant Dink Vakfı da dava etmeye hazırlanıyor. Vakfın bu konuda hazırladığı dilekçede, “Önemli olan, bu vahşet ve şiddet görüntülerinin Ermenilerle özdeşleştirilecek bir duruma yol açılmış olmasıdır” eleştirisi yer aldı. |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
izmarit (-gizli-)
Üye (*)
Kayıt: 17 Mar 2006
Mesajlar: 324
Konum: Türkiye
|
Tarih: Sat Feb 21, 2009 1:04 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
Öldürmekle dahi yetinemeyecek kadar gözü dönmüş hareketlerini herkez biliyor zaten merak etmesinler bunları yeni duymuyor türk insanı. |
|
|
|
|
|
 |
1919 (Büyük Önder)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 14993
Konum: Turkiye
|
Tarih: Mon Mar 09, 2009 11:17 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
| Sami Baloğlu yazmış: |
Ben tedirginim bu gidişattan.
Yine karanlık basacak ülkemi, halkımın gözü kapatılacak ve iki taraflı bir zulüm başlayacak diye derin kaygılar var yüreğimde. |
|
|
_________________ Özgürlük benim karakterimdir!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
serserimayın (-gizli-)
Üye (*)
Kayıt: 09 Mar 2009
Mesajlar: 335
|
Tarih: Thu Mar 12, 2009 1:53 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
1915 Ermeni tehcirinde yaşananlar imza kampanyasıyla yeniden gündeme taşınıyor. Kampanyanın öncülüğünü akademisyenler Ahmet İnsel, Baskın Oran ve Cengiz Aktar ile gazeteci-yazar Ali Bayramoğlu yapıyor.
Yılbaşında internette başlatılacak imza kampanyasının adı “Özür diliyorum.” Kampanya metninde
“1915’te Osmanlı Ermenileri’nin maruz kaldığı Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum” yazıyor.
İNTERNETTE YAYINLANACAK
Vatan’ın haberine göre uzun tartışmalardan sonra mutabık kalınan kampanya için alışılagelmiş kampanyalar-dan farklı bir yol izlenecek. Hedef, internette bir yıl boyunca mümkün olduğunca fazla katılım sağlamak. Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. İnsel, kampanyayı tarihi sorumluluk karşısında bireysel bir tavır olarak tanımlıyor. Prof. İnsel “Resmi politikadan bağımsız olarak biz yurttaşların Türkiye tarihi ile ilgili görüşlerini beyan hakkı var. Kampanyayı bir politika malzemesine dönüştürmemek gekir” dedi. Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Dr. Cengiz Aktar da kampanya ile ilgili olarak Vatan Gazetesi’ne konuştu.
Kampanya nasıl ortaya çıktı?
Bireyi, bireyin hissiyatını öne çıkaran bir kampanyanın vaktinin gelmiş hatta geçmiş olduğu kanaatinden yola çıktık. Muhtemelen yılbaşında çok geniş bir kampanya haline getirmeyi hedefliyoruz.
Kampanyanın amacı nedir? Ermenilerin başına gelenler Türkiye’de çok az bilinen, unutturulmuş, tahrik edilmiş olgular. Türkler bu meseleleri daha çok büyüklerinden, dedelerinden duydu. Ama konu hiçbir zaman objektif bir tarih anlatımı haline dönüşemedi. Bu yüzden pek çok insan Türkiye’de bugün bütün iyi niyetiyle Ermeniler’in başına bir şey gelmediğini zanneder. Bunun çok tali, ikincil hatta karşılıklı katliamlar şeklinde cereyan eden ve 1. Dünya Savaşı koşullarıyla açıklanan bir nevi ’vaka-i adiye’ olduğu kanaati resmi tarih
tarafından yıllardır söylene gelmiştir. Fakat gerçekler maalesef çok farklı. Belki bir tane gerçek var, o da şu son tahlilde Ermeniler artık Anadolu’da yok ama diğer unsurlar Türkler ve Kürtler hala burada. Bu kampanyanın öznesi bireyler. Bireyin vicdanından gelen bir ses bu. Özür dileyen diler dilemeyen dilemez.
Niçin özür dileniyor?
Bu kadar zaman boyunca, neredeyse 100 sene olacak bu konudan bahsedememiş, açıkça konuşamamış olmaktan dolayı özür dileniyor. |
|
|
|
|
|
 |
serserimayın (-gizli-)
Üye (*)
Kayıt: 09 Mar 2009
Mesajlar: 335
|
Tarih: Thu Mar 12, 2009 1:54 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Aslında kampanya ya katılanların ıp adreslerinden kimliklerini tesbit edip
ermenistana sürülmesi gerekir.Bu kampanyayı başlatanlardan biri
yenişafak yazarı şimdilerin sıkı akp cisi ama geçmişin marksist ateisti ali
bayramoğlu . |
|
|
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Fri Apr 10, 2009 10:07 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Son günlerde Ermenistan ile sınırların açılması ihtimali medyada veya bazı sivil toplum kuruluşlarında gündeme gelmektedir.
Aşağıdaki gerçekleri göz önünde bulundurduğumuzda bu ihtimali bir daha değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyoruz:
Türkiye Ermenistan ile yakınlaşmak için her adım attığında karşı taraftan bir olumlu adım görememektedir.
Futbol diplomasisi ile gelişme kaydeden yakınlaşma (tek taraflı) bile Ermeni yetkililerin önceliklerinden vazgeçmeyeceği söylemleri ile noktalanmıştır. Ermenistan halen de Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tanımamaktadır ve Ağrı Dağını resmi belgelerinde bile milli sembol olarak kullanmaktadır.
Türkiye- Ermenistan yakınlaşması Dağlık Karabağ sorunundan dolayı Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine büyük zarar verebilir.
Türk Dış Politikasının 17 senedir süre gelen Dağlık Karabağ sorununun Azerbaycan’ın lehine çözümlenmesini şart koşması sadece Azerbaycan’ın doğal kaynakları ve bu ülke ile olan artan ticaret hacminden dolayı değildir.
Bir millet- iki devlet olan Türkiye ve Azerbaycan tarih boyu birbirine destek vermişlerdir.
Eğer kardeşliği bir tarafa koyarsak, Türkiye belli çıkarlar için bunu edirse, o zaman Azerbaycan’dan elde edilen üstünlükler daha böyüktür.
Petrolü, gazı olan ve Orta Asyaya açılan kapı olan Azerbaycan Türkiye için daha önemlidir. Ermenistan’ın ise Türkiye’ye olumlu katkı yapacağı bir faktör yoktur.
Çanakkale savaşında Türkiye’ye yapılan altın, para ve askeri yardım Azerbaycan’ın desteğinin göstergelerindendir. Tabi bunun yanında günümüze kadar Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destekleri de biliyoruz ve unutmuyoruz.
Bugüne kadar Türkiye uluslararası platformlarda her zaman Azerbaycan’ın yanında yer almıştır.
Sınırlar sözde “ermeni soykırımı” ABD kongresinden geçmesin diye açılabilir diye yazılıyor veya söyleniyor.
Bu sene Azerbaycan’ı yitiren Türkiye seneye neyi veya nereyi taviz verecek ki, sözde soykırım tanınmasın diye.
Biz Türkiye’nin Azerbaycan’ı Dağlık Karabağ konusunda ve diğer konularda yalnız bırakacağına inanmıyoruz ve Türkiye- Ermenistan sınırlarını Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’daki işgali sona erinceye kadar açmayacağını umuyoruz ve bu isteğimizi imzalıyoruz.
ABD’nin tavrıyla iyice yüz bulan Sarkisyan, adeta kendinden geçti: Türkiye’nin sınır kapısını açmasını bekliyoruz. Bu konuda hiçbir ön şartı da kabul etmeyeceğiz!
Nalbandyan tehdidi!
* Ermenİstan Dışişleri Bakanı Nalbandyan da kendini havaya fena kaptırıp Türkiye’yi tehdide (!)kalkıştı: Ön şart ileri sürmeye devam ederseniz diyaloğa son veririz! |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Thu Mar 04, 2010 4:55 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Ermenistan ' ile ilişkilerin düzelmesini barış ve kardeşliği hepimiz istiyoruz istemesine de ..!
Soykırım tasarısısı sonuçları ilişkileri bakalım ne yönde etkileyecek ?
*****
Soykırım tasarısı bugün görüşülecek..!
ABD Kongresi'nin alt kanadı Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi, Ermeni soykırımı iddialarını içeren tasarıyı bugün görüşerek oylayacak.
Komitede, bugünkü görüşmeye hangi milletvekillerinin katılacağının önem taşıdığı belirtiliyor.
Tasarıya destek veren ile karşı çıkan milletvekillerinin sayısının birbirine yakın olduğu, bu nedenle sonuçtaki oy farkının çok az olabileceği ifade ediliyor. |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Sat Mar 06, 2010 1:56 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
ABD, Kendi Katliam Gerçeklerine Baksın
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin 1915 olaylarına ilişkin Ermeni tasarısını oylamasını ve az farkla da olsa kabul etmesini tarihi bir ayıp olarak görüyor ve kınıyoruz. Tarihçilerin değerlendirmesi gereken tarihi bir olayı siyasilerin oylaması ve karar vermesi ABD için utanç vericidir.
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Howard Berman’ın kendi istediği kararı çıkartabilmek için oylama süresini uzatması ise tam bir komedidir. ABD Başkanı Obama ve Dışişleri Bakanı Clinton’un oylamanın Komite’den geçmemesi için son dakika girişimleri ise ciddiyetten uzaktır. Bu skandal karar, normalleşme sürecine giren Türkiye-Ermenistan ilişkilerini olumsuz etkileyeceği gibi Türkiye-ABD ilişkilerini daha çok zedeleyecek ve en çok olumsuz etkilenecek olan taraf ise ABD olacaktır.
Bölgesel güç olmanın yanında Asya’dan Afrika’ya oradan Latin Amerika’ya kadar dünyanın tüm coğrafyasında etkinliği artan Türkiye’nin uluslararası olaylarda takınacağı tavır, ABD başta olmak üzere tüm dünya için önemlidir. ABD artık bu gerçeği görmeli ve 1915 olaylarını Türkiye’nin üzerinde bir şantaj unsuru olarak kullanmaktan vazgeçmelidir.
ABD’nin söz konusu olay konusunda ciddiyetsiz tavrının sürmesi halinde ise, Türkiye İncirlik Üssü’nü kapatmak için gerekli çalışmaları başlatmalıdır. Tüm silah ihaleleri iptal edilmelidir. Ayrıca Türkiye BM Güvenlik Konseyi’ndeki geçici üyelik kartını iyi kullanmalıdır.
ABD’nin, sadece son 60 yılda Japonya, Vietnam, Somali, Irak ve Afganistan’da uyguladığı ve uygulamakta olduğu katliamlar, kendisi için utanç olmaya devam etmektedir. Tüm insanlığa hesap vermesi gereken ABD’nin, 1915 yılında gerçekleşmiş ve tarihçilere bırakılacak bir konuyu uluslararası bir şantaj aracı haline getirmesini esefle karşılıyor ve kınıyoruz.
(alıntı) |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Sat Mar 20, 2010 10:54 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
Tayyip Amca bizleri kovma!
Anneleri üç kuruşa temizliğe giderken, onlar bir kilisenin bodrumunda eğitim alıyor.
Başbakan, ima ettiği gibi Türkiye’deki kaçak Ermenileri ülkelerine gönderirse çocuklarının da hayatı alt üst olacak.
Çünkü anne babaları gibi, bu çocukların da kurtuluşu Türkiye. Ermenistan’daki yoksulluktan kaçıp İstanbul’a gelen anneleri üç kuruşa temizliğe giderken, onlar geleceklerini kurmak için bir kilisenin bodrumunda eğitim alıyor
Bahçesi otopark olarak kullanılan, ayakkabı imalatçıları, dericiler ve tekstil atölyeleri arasına sıkışmış, ’büyük felaketten’ bir sene önce 1914’te yapılmış bir kilise... Ve sokaklarında keşmekeş eksik olmayan, mal yükleyen ve boşaltan kamyonlardan geçilmeyen İstanbul’un en eski semtlerinden Gedikpaşa’ya çeşitli nedenlerden dolayı memleketleri Ermenistan’dan savrulmuş 50 çocuk. Başbakan’ın “Evlerine gönderebilirim” dediği kaçak Ermenilerin çocukları...
Okulları da kaçak!
Anneleri ev temizliği ya da çocuk bakıcılığı yapan, babaları ise geçici işlerde işçi olarak çalışan çocuklar ’kaçak’ durumda oldukları için Türkiye’deki Ermeni okullarına kabul edilmiyorlar.
Bu nedenle Gedikpaşa’daki Ermeni İncil Kilisesi 2003 yılından beri kaçak Ermeniler için bir eğitim yuvası. Kilisenin Pastör’ü Malatya Arapgirli Krikor Ağabaloğlu bu çocuklara bodrum katındaki iki göz odada gönüllü eğitim veriyor. Eğitim dili Ermenice, müfredat ve kitaplar Ermenistan’daki okullarda okutulanla eşdeğer. 3 ile 11 yaş arası çocuklar anne babaları çalışırken burada eğitim görüyor. Okuma yaşına gelmeyenler de okul öncesi eğitim alıyor.
Hrant Dink de burada kaldı
Kilisenin Ermeniler için önemi büyük. Çünkü 3 yıl önce kanlı bir suikasta kurban giden Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni Hrant Dink de bir süre burada kalmış. Yetimhaneden ayrıldıktan sonra, şu an çocukların eğitim gördükleri sınıflarda yetim arkadaşlarıyla birlikte yaşamış.
Çocuklara 6 öğretmenin Ermenice, İngilizce, Rusça, Matematik ve Sosyal Bilgiler dersi verdiğini söyleyen Ağabaloğlu, “Burası resmi bir okul değil. Ama eğitimcilerimizin hepsi Ermenistan’dan gelen diplomalı öğretmenler” diyor.
Öğle yemeğinde lahmacun!
Okulda yemek de ayrı bir sorun. Aileler ya beslenme çantalarına bir şeyler koyuyor, ya da öğretmenlere para verip çocuklara çevredeki büfelerden yiyecek almalarını söylüyor. Ermenice öğretmeni Heriknas Avekyan, “Birçok aile çocuğuna evden yemek gönderemiyor, elimize birkaç lira tutuşturuyor. Durumu anlıyoruz, bazen biz yemek ısmarlıyoruz. Ama çocuklar çok dengesiz besleniyorlar. Her gün ya mercimek çorbası içiyor ya lahmacun yiyorlar” diyor.
ÖĞRENCİLER GİTMEK İSTEMİYOR:
Biz de Türk dizilerindeki gibi güzel bir hayat istiyoruz!
Çocuklar da tıpkı aileleri gibi Türkiye’den ayrılmak istemiyor. Çünkü onlar için gelecek, yoksullukla boğuşan ülkelerinde değil Türkiye’de. 8 yaşındaki Yevam Gırçiyan, “İstanbul’u seviyorum ve geri dönmek istemiyorum. Ne olur bizi göndermesinler. Burada derslerim iyi. En çok matematik dersini seviyorum. Büyüyünce doktor olmak istiyorum” diyor.
Her şey çok modern
9 yaşındaki Meryem Madoyan da burada mutlu: “3 yıl önce Türkiye’ye geldik. Burayı seviyorum, her şey çok modern. Babam beni pazar günleri deniz kenarına götürüyor, balık tutuyoruz. Yayam (babaanne) hasta olduğu için doktor olmak istiyorum. Ama Ermenistan’a dönersek üzülürüm.”
Anneme ev alacağım
12 yaşındaki Ani Aslanyan’ın hayalleri de İstanbul’a bağlı hep: “Hayalim Türkiye’de yaşamak ve anneme güzel bir ev almak. Türk televizyonlarında oynayan dizilerdeki gibi bir hayat yaşamak istiyorum. Bizi buradan kovmalarından korkuyorum.”
ANAKUCAĞINDA DEĞİL, BODRUMDA BÜYÜYORLAR
Anaokulu öğrencileri televizyonlu bir odada çizgi film izliyor ve doğal olarak yaramazlık yapıyor. Öğretmenleri ise diğer sınıfta ders gören öğrencilerin rahatsız olmaması için çocukları susturmaya çalışıyor. 4 ranzalı yatakhane, çocukların öğle uykusu için düzenlenmiş. Ama yer sıkıntısı nedeniyle sırayla uyuyorlar, tabii en çok yorulan önce yatıyor!
ERMENİSTAN’DAKİ BİR OKUL GİBİ...
Sınıflar normal bir okuldan daha küçük olmasına rağmen yazı tahtası, sıraları, duvardaki Ermenistan haritası ve alfabesi ile bir okulda olması gereken gibi. Çocukların yaptığı resimler ve Ermenistan bayrakları da duvarları süslüyor.
Öznur KARSLI / Vatan |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Sat Apr 17, 2010 8:29 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
"Ermeni bayrağı..
Türk barbarizminin kurbanı olmuş, devrimci Ermeni halkının ulusal simgesidir."diyen .
Hala kürdistan hayali kuran bir zihniyet ile..
sosyalizmi kendilerine sığınak yaparak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bütünlüğüne saldırma gayreti içerisinde ki halkların kardeşliğinden dem vuran sahte barış savunucularının gerçek amaçları bellidir..
Artık bunların "Dünya Halklarının Kardeşliği "sloganlarını kendi adıma inandırıcı bulmadığımı üzülerek belirtiyorum..
Devrimci olmak Türk düşmanı olmak ülke bütünlüğüne saldırmakse eğer..!
Bizim insanlık ve de devrimcilik anlayışımı bu değil..!
İster faşist deyin ister ırkçı artık buda umrumda değil..!
Ne Mutlu Emek-Özgürlük ve Barış Adına Bu Ülkenin Bağımsızlığı İçin Mücadele Edebilenlere..
Ne mutlu BOP'a(Büyük Orta Doğu Projesi)Geçit Vermeden Ölümüne Direnenlere ve Ne Mutlu Türküm Diyebilenlere..
|
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
bramen (-gizli-)
Üye (*)
Kayıt: 04 Jan 2010
Mesajlar: 280
|
Tarih: Mon Apr 19, 2010 8:53 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
Ve bu ülkeyi sevebilene ve bu topraklarda huzur ve güveni sağlayabilene |
|
|
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Sat Apr 24, 2010 3:36 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
"Ermenistan hukuk normlarını küstahça bozuyor"
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ''Ermenistan'ın hukuk normlarını küstahça bozduğunu'' söyledi.
AA
Bakü- Savunma Bakanlığı'nda yapılan istişare toplantısından sonra Azerbaycan'ın resmi televizyon kanalı AZTV'ye açıklamada bulunan Aliyev, orduyu güçlendirme çalışmalarının önemine değinerek, ''Bu, bizim için önemli bir meseledir. Çünkü Azerbaycan toprakları uzun yıllardan beri işgal altındadır'' dedi.
Aliyev, baş komutan sıfatıyla katıldığı istişare toplantısında Savunma Bakanı Sefer Abiyev tarafında sunulan raporu inceledi.
Yenilenmiş Madrid kriterleri hakkında görüşlerini belirten Aliyev, ''Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü müzakere konusu olamaz ve olmayacak. Ermenistan süreci uzatarak işgal altında bulundurduğu toprakları terk etmek istemiyor'' diye konuştu.
Ordunun güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Aliyev, ''Ermenistan ve yandaşları işgal sürecinde gaddar bir tutum içine girmişlerdir. Bunun en iyi örneği Hocalı soykırımıdır. Ermenistan bütün hukuk normlarını küstahça bozuyor. Birleşmiş Milletlerin Güvenlik Konseyinin Azerbaycan toprakları ile ilgili aldığı 4 kararı Ermenistan tarafı dinlemiyor ve yerine getirmiyor'' dedi.
Azerbaycan'ın 20 yıldan beri barış sürecine sadık kaldığını belirten Aliyev, ''Uluslararası teşkilatlar kendi kararlarını iyi düşünmelidirler. Ermenistan-Azerbaycan ve Yukarı Karabağ sorunu çözülmeden bölgede hiçbir problem çözülemez.Çünkü bu sorun bölgedeki barış sürecine ciddi zarar vermektedir'' dedi.
Cumhurbaşkanı Aliyev, Azerbaycan'ın son 5-6 yılda askeri alanda 10 kat büyüdüğünü ve savaş sanayisinin geliştiğini, Azerbaycan ordusunun bütün sahalarda Ermenistan ordusundan üstün olduğunu söyledi. Aliyev, ''Azerbaycan'ın bu bölgede nadir ülkelerden biri olduğunu ve hiç kimsenin yardımına ihtiyacı olmadığını'' ifade etti.[/img] |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Sat Apr 24, 2010 3:36 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Bugün yapılacak yas eylemiyle ilgili açıklama yapan sanatçılar, devletin artık gerçeklerle yüzleşmesi gerektiğini belirtti.
"Bu acı hepimizin. Bu yas hepimizin" başlığıyla bir bildiri yayınlayan Türkiyeli yazarlar ve sanatçılar, 24 Nisan akşamı (bugün), İstanbul'un Taksim Meydanı'nda bir araya gelerek, “yas yürüyüşü” yapacak.
Yazar ve sanatçıların hazırladıkları bildiride, özetle şu ifadelere yer verildi:
"1915'te, nüfusumuz henüz 13 milyon iken, bu topraklarda 1,5 - 2 milyon Ermeni yaşıyordu. 24 Nisan 1915'te 'gönderilmeye' başlandılar. Onları kaybettik. Artık yoklar. Çok büyük çoğunluğu aramızda yok. Mezarları bile yok. 'Büyük Felaket'in vicdanlarımıza yüklediği 'Büyük Acı' ise olanca ağırlığıyla var. Bu 'Büyük Acı'yı yüreğinde hisseden bütün Türkiyelileri 1915 kurbanlarının anısı önünde saygıyla eğilmeye çağırıyoruz. Siyahlar içinde, sessizce. Ruhlarına yakacağımız mumlarla, çiçeklerle... Çünkü bu acı bizim acımız. Bu yas hepimizin."
Bildiriyi imzalayanlardan sanatçı Şanar Yurdatapan AKnews muhabirine yaptığı açıklamada, “1915 yılında bir jenosid yaşandığını” belirterek, Türkiye'nin artık bununla yüzleşmesi gerektiğini ifade etti. Yurdatapan şöyle dedi:
"Devletin iki büyük tabusu var, Kürt sorunu ve Ermeni soykırımı. Artık devletin bunlarla yüzleşmesi gerekmektedir. İnkar ederek devlet hiçbir şey kazanamaz."
Sanatçı Zeynep Tanbay ise AKnews muhabirine yaptığı açıklamada, "Adına ne dersek diyelim, ister soykırım, ister tehcir, isterse göç diyelim, 1915'te burada böyle bir acı yaşandı. Ve bu acı 24 Nisan'da dünyanın bir çok yerinde hatırlatılıyor. Bugüne kadar Türkiye'de böyle bir yas eylemi yapılmaması Türkiye adına utanç vericidir" dedi.
Bildiriyi imzalayan yazar ve sanatçıların bazıları şunlar:
"Ahmet İnsel, Ali Bayramoğlu, Aslı Erdoğan, Baskın Oran, Cengiz Aktar, Ferhat Kentel, Fethiye Çetin, Garo Paylan, Gülten Kaya, Hakan Tahmaz, Halil Berktay, Hayko Bağdat, Hürriyet Şener, İpek Çalışlar, Kadir Cangızbay, Lale Mansur, Mahir Günşıray, Mithat Sancar, Neşe Düzel, Öztürk Türkdoğan, Perihan Mağden, Roni Margulies, Semra Somersan, Sırrı Süreyya Önder, Şanar Yurdatapan, Tanıl Bora, Ufuk Uras, Ümit Kardaş, Yasemin Çongar, Zeynep Tanbay." |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
|
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|